Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bir Dönemin Kapanışı

28.11 tarihinde ani bir kararla Eylül'ü emzirmeyi bıraktım. Aslında 20.ayda bırakmayı düşünüyordum, 2 ay erken bıraktığımız için içime sindirmem zor oldu ama baskılara(Mehmet) boyun eğdim diyelim.
Olay şöyle gelişti; gece Eylül ün bilmem kaçıncı meme diye ağlaması ve ağzında meme olmasına rağmen durumdan memnun kalmamasına daha fazla sabredemeyen ben, gecenin ilerleyen saatlerinde olayı babaya devrettim. Tabi ki babasının yanında uyudu fakat sabaha karşı tekrar uyandı fakat baba uyanamadı olayı yine ben devraldım. Yamuk yatmaktan her yerim ağrıyordu(yine). Mehmet te bu böyle gitmez artık bırakmalısın diye beni ikna etti.
Aşırı düşkün nasıl olacak diye çeşitli yöntemler düşündüm, fakat en iyisinin her meme dediğinde meme bitti demek ve bu konudan o açmadıkça yanında konuşmamak olduğuna karar verdik.
İlk gün öğle ve akşam babası uyuttu. Uzun bir ağlama seansı sonunda uyudu. Gece kalktığında ise tekrar aynı olay tekrarlandı. Bu sefer olay memeden "annem nerde?"ye kaydı ve …
En son yayınlar

Düşüncesi Bile İyi Gelenler

Tatil tabi ki tatil, şubat ayının ilk haftasına tüm detaylarına kadar bir tatil planlamaya karar verdim, bu tatil 4 kişilik ya da 1 kişilik olacak. Ya hep ya hiç.
Sıcak ama fazla uzak olmamalı, o zaman Akdeniz'in Afrika kıyılarını düşünmeliyim ya da Kızıl Deniz,belki de Arap yarımadası. Fazla kalabalık ta olmasın, şuan aklımı Sharm El-Şeyh çeliyor, araştırmalarım derinleştikçe bu yazıyı güncelleyeceğim.

Edit 27.11
Yaz tatilinin 3 saatlik uçuş ile mümkün olmadığına ikna edildim(Mehmet saolsun). Şuan araştırmalarımı Bulgaristan kayak otelleri olarak güncelledim. Bakalım...

Kızgınım

Yazacak bir sürü güzel notum vardı aslında ama şuan bunu yazmak bana iyi gelecek.
O'na çok kızgınım, beni çoçuklarım ve onun arasında seçim yapmaya zorladığı için kızgınım. Çocukları mecbur değilsem bırakmak istemiyorum, bunun altında yatan sebep onlara düşkün olmam kadar bırakacak kişinin ailelerimiz olması da aslında. Çünkü kimseye borçlu hissetmeyi sevmiyorum. İnsanlara sık sık ricalarda bulunmayı sevmiyorum, benim yüzünden başkasının sıkıntı çekmesini istemiyorum, çoçuklar üzerindeki kontrolümü kaybetmeyi düzenlerinin kaçmasını sevmiyorum.
Ama seçimimi çoçuklardan yana kullanınca ona izin vermek zorundaymışım baskısından nefret ediyorum(tamam ben kendimi feda ederim sen hayatına devam et!).
Ya da ilişkisini ihmal eden "fazla anne" şeklinde yaftalanmak istemiyorum çünkü durum bu değil bence. Bu yılın zor bir sene olacağını bekliyordum ben ve yaşadığım mahrumiyetler(gece gezmeleri, dışarıda yemekler,haftasonu kaçamakları) bana zor gelmiyor sadece geçmesini bekliyorum.…

Teleferikle Uludağ

Okulum Uludağ karşısında, haliyle manzara oldukça etkileyici, bu aralar dağı izlemek ayrı bir zevkli ,renkler muhteşem. Havayı da güzel bulmuşken teleferikle dağa çıkalım manzara izleyelim istedik. Aslında istediM çünkü Mehmet çoçuklu doğa aktivitelerine hep mesafeli yaklaşır, aslına baksan çoçuklar bizim hayatımıza uymalıdır fakat bu görüşün ikimiz açısından yorumlanışı biraz farklı. Neticede benden duyacağı bıdıbıdıları göze alamayarak yolculuğa razı oldu. Fotolardan da memnuniyeti görülüyor zati...  Salı günü saat 12 buçuk gibi arabayı teleferik otoparkına bırakmıştık. Haftaiçi olması nedeniyle yoğun değil, fakat en yoğun zamanlarda da en fazla yarım saatlik bir sürede teleferiğe binmiş oluyorsunuz. Teleferik ücreti 38 lira, otopark ücretli saati 5 lira sonrası her saat 3 lira(pahalı bence). Şuan Sarıalan son durak otellee gidiş hattında bakım var. Kemal teleferiği korkunç buldu ve her yerde acımasızca konulan abur cubur stanları sebebiyle bizi darlasa da sorunsuz bir yolculuktu. …

Bıdıklarım Büyüyor

2 çoçuklu hayatın zevklerini yaşıyorum bu ara, çünkü Mehmet burada. Ve hayat tabi ki keyifli hızla gürül gürül akıp gidiyor. Mehmet yokken geçirdiğim 45 gün 4,5 ay uzunluğundaydı, şimdi ise o geleli 1 ay oldu ve bana sadece 1 hafta gibi geldi.
Markete onunla gitmek, banyodan sonra giydirecek birinin olması, yatağı açan uyutan yediren birinin olması ne büyük nimet Allah ım. Gerilmiyorum, çünkü kendime aşırı yüklenmiyorum, kuzularım da gerilmiyor dolayısıyla.  Mutlu mesut yaşayıp gidiyoruz. Hatta uzun süredir aklımda olan reformer pilatese bile başladım.
Çok şükür Allahım
Kendime Not: Mart ayınca devamlı birini bul, zira benden bi kontrat daha çıkmaz gibi hissediyorum.

Velhasıl zalımsın zaman, gözümün önünde hızlıca büyüyorlar. Bunca uykusuzluğa ve yorgunluğa karşı bu günleri çok özliyeceğimin farkında her anın tadını çıkarmaya çalışıyorum.
Bu yazımda 27 ay arayla 2 çoçuk sahibi olmanın iyi yanlarını yazacağım çünkü iyimser bir günümdeyim:)

1. Birbirlerini sevdiklerini ve sahiplendikl…

Kemal...

Kemal annemin apartman boşluğunda sebepsizce bağırıyordu. Bu aralar bağırmayı çok seviyor, Eylül'de o bağırınca bağırmaya başlıyor. Bunlar mutlu mutlu bağırırken ben hiç mutlu değilim. Susun diyorum faydasız. Birkaç komşu da ne oluyor diyerek kapıya çıkınca Kemal'i çimdikledim.
Kemal; yüzü ekşidi keyiften acıya keskin bir geçişle şaşırdı anne acıttın dedi.Acısın die yaptım dedim, o zaman sana mektup yazmıycam dedi(bu aralar mektuba taktı bana mektup yaz okuldan diyor ya da sana mektup yolluycam anne diyor). O zaman üzülürüm dedim, içi buruk tamam yazarım o zaman dedi.

Allah 'ım ne kadar yalın,masum bu çoçuklar. Bazen kendime Kemal'i örnek almak istiyorum. Kızıyorsan kız,üzgünsen ağla, sevmekten vazgeçmiyeceksen boşuna trip atma.

Ertesi gün Kemal'in kolunda morluk gördü Mehmet bana okuldan mı acaba dedi bende çimdikledim belki ondandır dedim(halbuki o kadar sert çimdiklemedim nie öyle düşündüm o an bilmiyorum sanırım günah çıkartmak istedim) Mehmet'te kötü bir a…

Kemal...

Kemal: (Arabayla dar bir aradan giderken) Anne arabalara dikkat et,  Ben: Tamam canım ben iyi bir şöförüm.  Kemal:Tamponu kıran kimdi anne??? (Geçenlerde site kapısına çarpıp tampon korumayı kırdım) Ben:??!!><!?

Çok hızlı büyüyorsunuz:)